DÜNYANIN EN BÜYÜK BİLGİSAYARI

2005-12-22 14:41:00

Bilişim teknolojisi ile bağlantımız çoğu kez evimizdeki bilgisayar ve internetle sınırlı. Ancak bu teknoloji inanılmaz bir hızla gelişiyor. Dünyanın en büyük bilgisayarı bir saniye içerisinde tam 42 ayrı işlem yapabiliyor. Tek bir tıkla çözülen şifreler, şifrelerin uçlarında şekillenen girift bilmeceler. Bu kareleri daha çok bilimkurgu filmlerinde seyrediyoruz... Bilişim teknolojisi, gerçek hayatta büyük bir hızla ilerliyor. Dünyanın en büyük Bilgisayarı,  saniyede 42 üzeri 10-12 işlem yapabiliyor. Bu, bir saniyede 42 milyar işlem yapabileceği anlamına geliyor. Elektronik bir hesap makinesi olan bir insanın bunu yapması, 10 milyon yıl sürerdi. Dünyanın en büyük bilgisayarı şu anda dev bilimsel hesaplamaları yapmada kullanılıyor. Dünya atmosferinin hareketlerinin simülasyonunu hazırlamak ya da yıldızların ve galaksilerin hareketlerini kestirmek gibi... Işık hızıyla iş gören bu bilgisayar yine ışık hızıyla yol almaya devam ediyor... Devamı

YENİ YIL

2005-12-22 14:37:00

Yeni yıl üzerine...Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu? ve siz onu hiç kokladınız mı?Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç saşırdınız mı?Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı hiç?Çimlere uzandığınız oldu mu?Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?Hiç taş kaydırdınız mı bu yıl?Kaç kez kuşlara yem attınız?Bir çiçegi dalında kokladınız mı?Bu yıl kaç gökkusağı gördünüz?Ya da hediye alan bir çocugun gözlerindeki ışığı?Kaç kez mektup aldınız bu yıl?Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?Kimseyle barıştınız mı bu yıl?Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez hissettiniz bu yıl?İyi bir yılın, bunlar gibi birçok "Küçük şey"e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl?Yeni yılda düşünün..GERÇEKLER... ASLINDA HERŞEY BOŞYayılın çimenlerin üzerine....Acele edin...Er veya geç...Çimenler yayılacak üzerinize...Jaques Prevert Devamı

KURABIYE HIRSIZI

2005-12-17 16:47:00

Bir gece kadinin biri bekliyordu havaalaninda, Daha epeyce zaman vardi, uçagin kalkmasina. Havaalanindaki dükkandan bir kitap ve bir paket kurabiye alip, buldu kendisine oturacak bir yer. Kendisini kitabina öyle kaptirmisti ki, yine de Yaninda oturan adamin olabildigince cüretkar bir sekilde Aralarinda duran paketten birer birer kurabiye Aldigini gördü, ne kadar görmezden gelse de. Bir taraftan kitabini okuyup, bir taraftan kurabiyesini yerken, Gözü saatteydi, "kurabiye hirsizi"yavas yavas Tüketirken kurabiyelerini. Kulagi saatin tik tak larindaydi ama yine de engelleyemiyordu tik tak lar sinirlenmesini. Düsünüyordu kendi kendine, "Kibar bir insan olmasaydim, Morartirdim su adamin gözlerini!"(marul beye sevgilerle) Her kurabiyeye uzandiginda, adam da uzatiyordu elini.Sonunda pakette tek bir kurabiye kalinca "Bakalim simdi ne yapacak?" dedi kendi kendine. Adam, yüzünde asabi bir gülümsemeyle Uzandi son kurabiyeye ve böldü kurabiyeyi ikiye. Yarisini kurabiyenin atarken agzina, verdi diger yariyi kadina. Kadin kapar gibi aldi kurabiyeyi adamin elinden ve"Aman Tanrim, ne cüretkar ve ne kaba bir adam, Üstelik bir tesekkür bile etmiyor!"Animsamiyordu bu kadar sinirlendigini hayatinda, Uçaginin kalkacagi anons edilince bir iç çekti rahatlamayla. Topladi esyalarini ve yürüdü çikis kapisina, Dönüp bakmadi bile "kurabiye hirsizi" na. Uçaga bindi ve oturdu rahat koltuguna, Sonra uzandi, bitmek üzere olan kitabina. Çantasina elini uzatinca, gözleri açildi saskinlikla. Duruyordu gözlerinin önünde bir paket kurabiye! Çaresizlik içinde inledi, "Bunlar benim kurabiyelerimse eger; Ötekiler de onundu ve paylasti benimle her bir kurabiyesini!"Özür dilemek için çok geç kaldigini anladi üzüntüyle, Kaba ve cüretkar olan,"kurabiye hirsizi"kendisiydi iste... Devamı

PİCASSO

2005-12-15 12:43:00

Heyyyyyyyyy İstanbul'da yaşayanlar PİCASSO sergisini gezdiniz mi?Mutlaka gidin çok güzel 4 saatte anca gezebiliyosun valla.Okadar güzelkiiiii Devamı

Kırlangıçların Ömrü

2005-12-13 11:34:00

Günlerden bir gün diyelim ki bir yaz...Kırlangıcın biri bir adama aşık olmuş. Ve adamın penceresinin önüne konupadama şöyle demiş:- " Ben seni çok seviyorum lütfen pencereyi açıp beni içeri al da birlikteyaşayalım." Adam :- " Olmaz alamam... Sen bir kuşsun hiç bir kuş adama aşık olur mu?..."kırlangıç bir süre sonra tekrar gelmiş:- Lütfen pencereyi açıp beni içeri al birlikte yaşarız. Hem ben sana dost vearkadaş olurum canında sıkılmaz birlikte yaşar gideriz... Adam yine:- " Olmaz alamam...Git başımdan" diye cevap vermiş.Zaman geçmiş... Sonbahar yaklaşmış... kırlangıç üçüncü ve son defapenceresinin önüne konup adama tekrar şöyle demiş:- " Lütfen beni içeri al... Artık soğuklarda başladı, dışarıda kalamambiliyorsun ben sıcak havalarda yaşayabilirim sadece... beni içeri almazsanbaşka sıcak ülkelere gitmek zorunda kalırım. Lütfen beni içeri al da buradakalayım. Birlikte yemek yer omuzuna konar seni neşelendirir sana yarenlikederim. Hem sende benim gibi yalnızsın..." Adam :- " Git derhal başımdan!... Ben yalnız kalırım" demiş ve kuşu kovmuş...kırlangıçta bu cevap üzerine üzüntülü bir şekilde uçmuş ve uzaklaragitmiş... Adam kırlangıç uzaklara gittikten sonra düşünmüş:-" Ben ne aptal, ne kadar akılsız bir adamım, niye kırlangıçla birliktekalmayı kabul etmedim? Ne güzel birlikte kalırdık demiş kendi kendine ve çokpişman olmuş. Pişman olmuş ama iş işten geçmiş. Kendi kendine-" Nasıl olsa sıcaklar başlayınca kırlangıcım yine gelir bende onu içerialır birlikte mutlu bir hayat sürerim, demiş.Ve penceresini sonuna kadar açıp beklemeye başlamış. Yazın gelmesiylekırlangıçlarda gelmeye başlamış. Ama onun kırlangıcı gelmemiş. Yazın sonunakadar hiç penceresini kapatmadan pencerenin başında beklemiş amaboşuna....kırlangıç yokmuş. Gelen kırlangıçlara sormuş ama onun kırlangıcını gören olmamış. Sonunda bir bilge kişiye halini danışmak ve ondan bilgi almakiçin gitmiş. Bilge kişiye olayı anlattıktan sonra bilge kişi ona şöyledemiş:- K ı r l a n g ı ç l a r ı n ö m r ü 6 a y d ı r . . .... Devamı

2005-12-13 11:29:00

Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni Ne kadar yakından ve arada uçurum; İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi Uyandım uyandım, hep seni düşündüm Yanlız seni, yanlız senin gözlerini Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım Ben artık adam olmam bu derde düşeli Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda; Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu; Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri Raslaşmamak için elimden geleni yaparım Bu böyle pek de kolay değil gerçi... Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya; Bunun verdiği mutluluk da az değil ki Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa, Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem, Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi: Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri CEMAL SÜREYA Devamı

MEKTUP

2005-12-06 16:37:00

Anasından Hasan Çavus’a Mektup Oglum Hasan, üç aydır ki mektubunu almadım, Gece, gündüz hayır duanızdan geri kalmadım, Sen onbası olmus idin, Aksehir’den giderken.   Çavus oldum diye yazdın, tabur cenge girerken, Zafer için her cengine yedi hatim adadım. Allah korusun ocagımda sensin kolum kanadım. Yaradanım sana nasip ederse sahadet, Odur kulluk Hakka, vatan millet için ne devlet Imam dedi; Çanakkale’de ulu sanlı cenk olmus. Düsmanların siperleri bastan basa les dolmus. Derelerden, tepelerden seller gibi kan akmıs. Korkak düsman geri kaçmıs, toplarını bırakmıs, Sen o kanlı derelerden topladıgın sümbülü, Yolla taksın yavukluna ziynet bulsun kakülü. Geçen gece ben bu cengin rüyasını görmüstüm. Sevincimden aglayarak hayır diye yormustum. Plevne’de yatan sehit baban eve gelmisti. “Hasan Gazi oldu.” Diye bana müjde vermisti. Sonra gördüm sag elinde yükselmisti bir bayrak, Din hasmının kalesine dikilmisti o sancak. O sancak ki Türklügün sanlı namus gömlegi. Cana millet bilin anın ugrunda ölmeyi. Sen düsünme millet bize gözü gibi bakıyor. Sükür, bolluk, zat, zahire her taraftan akıyor. Eger köyde ölen kalan var mı diye sorarsan, Konu komsu esi dostu hatırlayıp anarsan, Muhtargilin Ahmet sehit olmus haber geldi dün. Köy giyindi kusandı, hep namazgaha gittiler. O sehidin remmetullah duasını ettiler. Yeri belli olmak için mezarını kazdılar. Bir tas dikip Ahmet sehit oldu diye yazdılar. Kurban kesip hatmi serif indirdiler, hep ona Gönderildi onun gökte yatan sanlı ruhuna. Sen bilirsin yavuklusu kumral saçlı Emine, Bir al bayrak asmıs idi o gün kendi evine. O güzel kız yesil örtü örtmüs idi basına. Bir kurumla oturmustu, köyün dibek tasına, Hiç kırmadı aglamadı sandım onu bir melek, Onun erlik ocagını söndürmüstü kör felek. Sürme çekmis, kına ,ile süslemisti elini, Olmus idi telli duvaklı nurlu sehit gelini. Dedi; Ahmet beni artık ahrette beklesin. Ben onunum utanmasın beni Hak’tan istesin. Kaderim bu, sehit olmus benim sanlı y... Devamı

BİR DOST

2005-12-06 14:14:00

Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın... “Nereden çıktın bu vakitte”dememeli, Bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; Gözünün dilini bilmeli dinlemeli somadan söylemeden anlamalı... Arka bahçede varlığını sezdirmeden, Mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; Sen her daim onun orada olduğunu hissetmelisin İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, Kavuklarına saklanabilmelisin Kucaklamalı seni güvenli kollarıyla, Dalları bitkin başına omuz, Yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı... En mahrem sırlarını verebilmeli, En derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; Gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz. Onca dalkavuk arasında bir tek o, Sözünü eğip bükmeden söylemeli, Yanlış anlaşılmayacağını bilmeli Alkışlandığında değil sadece; Asıl yuhalandığın da yanında durup koluna girebilmeli Övmeli alem içinde,baş başayken sövmeli Ve sen,öyle güvenmelisin ki ona övdüğünde de sövdüğünde de Bunun iyilikten olduğunu bilmelisin. Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; Günahlarının yegane sahibi. Seni senden iyi bilen sana senden çok güvenen bir sırdaş, Göz bebekleri bulutlandığında,fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında onun gözlerinden gelmeli yaş... Yıllarca aynı ip üstünde çalışmış, İki trapezci gibi güvenle kenetlenmeli elleri... Parkurun bütün zorluklarına rağmen Dostluğumuzu koruyabildik, Acıları birlikte göğüsledik ya; Yenildik sayılmayız diyebilmeli... Issızlığın yalnızlığın en koyulaştığı anda, Küçücük bir kağıda yazdığımız Kısa ama ümit var bir yazıyı Yüreğe benzer bir taşa bağlayıp Birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz. Bunu da aşacağız! Bir Dost CAN DÜNDAR ... Devamı

TÜRK DELİKANLISI

2005-12-06 14:05:00

Fransız, İngiliz, Alman, Rus, İranlı, Holandalı, bir de bizim ADANALIbarda sohbet ederlerken sıra gelmiş memleketlerini övmeğe..İngiliz, "Arkadaşlar.." demiş "Bizim biramız çok meşhurdur.. Harikabiralarüretiriz içmeğe doyamazsınız.."Fransız hemen girmiş konuya "Bizim kızlarımız meşhurdur.." demiş, "Öpmeyekıyamazsınız"Alman içini çekip " Hey gidi memleketim.." demiş, "Biz öyle arabalarüretiriz ki binmeğe doyamazsınız.."Holandalı hemen atılmış, "Evlerimiz.." demiş, "Bizim dünya şirini evlerimizmeşhurdur.."Bizim en meşhur şeyimiz övüncümüz KGB'dir.." demiş Rus, "Dünyanın birucunda sinek havalansa haberdardır!.."Söz ona gelince İranlı "Halılarımız.." demiş, "Yumuşacıktır ve çokmeşhurdur.." Sonra hepsi birden suskun oturan ADANALIYA dönmüşler.. sakin sakin bakmış onlara ve gülerek başlamış söze.."Arkadaşlar bizim delikanlılarımız meşhurdur!.." demiş.. "Öyleki, alırFransızın kızını, içer ingilizin birasını, atar Almanın arabasına,götürürHolandalının evine, yatırır İran halısının üzerinde, değil kocasının,KGB'nin bile ruhu duymaz.." Devamı

OKYANUSTA AKINTI SİSTEMİ DEĞİŞİYOR

2005-12-03 13:57:00

Avrupa'nın kuzeybatısındaki iklimin ılıman olmasını sağlayan Atlas Okyanusu'ndaki akıntı sisteminin değişmekte olduğu bildirildi.İngiliz bilim dergisi Nature'nin son sayısında yayınlanan araştırma, Avrupa kıtasının kıyılarını yalayan ılık su akıntısının debisinin, son 50 yıl içinde yüzde 30 azaldığını gösteriyor.      Atlas Okyanusu'nun akıntılar sistemi, meşhur ''Gulf stream'' sıcak su akıntısıyla bunun iki kolundan oluşuyor. ''Gulf Stream'' akıntısı, Meksika körfezinden İngiltere'ye doğru akıyor ve dünyadaki bütün nehir sularının yaklaşık 100 katı civarında bir su kütlesini günde 97 kilometre (60 mil) hızla hareket ettiriyor. Başta İngiltere'nin batısı olmak üzere bazı alanların hava durumunu etkileyen akıntı, sıcak iklimlerin sıcak sularını Kuzey Atlantik'e doğru sürüklüyor.       Southampton Üniversitesi Ulusal Oşinografi Merkezi'nden Prof. Harry Bryden, yürüttüğü çalışmada, iklim uzmanlarının hipotezini doğrular nitelikte sonuçlar elde etti ve Atlantik'teki akıntı sisteminin bozulmakta olduğunu belirledi.      Profesör, bu sonuca ''Gulf Stream''ı ve kollarını kesen 25. paralel hizasına yerleştirilen alıcılardan gelen verileri değerlendirerek ulaştı. ''Yukarı'' çıkan akıntı istikrarını muhafaza eder görünmekle beraber ''aşağı inen'' akıntılar kaygılandırıcı bir durum arz ediyor.     Araştırmaya göre, subtropikal bölgede akıntı, rüzgarların etkisiyle okyanusun ara tabakalarında dairevi hareketler oluşturup kalıyor. 1957 yılından bu yana bu bölgede su hacmi yüzde 50 arttı.      Kuzeydeki buzullara yakın sular soğuyunca okyanusun derinliklerine çöküyor ve böylece Amerikan kıyıları boyunca uzayan Labrador akıntısı oluşuyor. Bu akıntının debisi 3 bin ila 5 bin metre derinlikte yüzde 50 azaldı.  ... Devamı