GÜNAYDIN

2005-11-29 12:58:00

Devamı

ZAMAN

2005-11-29 12:36:00

Kimdi bizi bize böylesine düşman eden? Şüphesiz ki,yaşarlar bir simidi ikiye bölmeden Yarısı sende yazsın,yarısı bende Bizi kim anlar?Ancak zamanlar... Bir simidi ikiye bölen zamanlar,zamanlar... Zamanlar bile simidin iki yarısı , Simidin iki yarısı...           AV.Zehra Birsen YAMAK Zaman akıp geçiyo,dur demek olmaz...Bu şarkı sözleri olmasaydı biz duygularımızı nasıl dile getirirdik ki?Zaman çok ama çok önemlidir onun için onu doğru değerlendirmek ,doğru geçirmek gerekir.Bu zaman içerisinde bazwen sevinir bazen üzülürsün ama senin bu yaşadıkların sana birşeyler kazandırmıştır,sende hayatından zevk almışsındır.Zamanını iyi kullan,vakit daha varken hayata sımsıkı sarıl... Devamı

AŞK

2005-11-29 12:26:00

Ah aşk ah...Sen bizlere neler yaptırıyosun böyle bazen sevindiriyosun bazen üzüyosun bazen ağlatıyosun bazende bizi alıp diyar diyar gezdiriyosun hayal aleminde.Sana kavuşanlar var kavuşamayanlar.Kavuşup değerini bilmeyenlerde var tabiki onlara söyleyecek lafım yok.Ama aşk herhalde güzel bişeyki insanları değiştiriyo.Acaba siz hiç aşık oldunuz mu? Devamı

Kırlangıç Hikayesi

2005-11-27 19:09:00

Bir kirlangiç hikayesi buKirlangiçlerin hikayesi.Hani su alti ayda birHavalar sogudugunda,Sicak ülkelere göçmek zorunda kalanlarin hikayesi.Hani sevmiste kabul görmemis,Sevildigini farkedememis,Yada sevdigini bir türlü söylüyememislerin hikayesi.Hikaye bu ya;Bir gün kirlangiçGiderve bir adaminpenceresine konar.Gagasiyla tiklatir pencereyive adam pencereyi açar sorar - Ne var ? diyeBiliyorum der kirlangiç,Sana garip gelecek ama, müsaade edersen egerSeninle kalabilirmiyim ?Niyeki der adam uzun süredir izliyorum seni,Evine kimse girip çikmiyor.Anlasilan ne esin, ne dostun, ne arkadasin var.Beni içeri alister bir kafese koyistersen avucuna allip sevNe olur bundan sonra seninle kalayim' der. kirlangiç.Adam sasirir,Düsünür,tasinir.Ve reddeder kirlangiciOlmaz der.Kapatir pencereyi.Ertesi gün tekrar gelir kirlangiçve konar pencereyeadam açarYine ne var der gibi bir ifade yüzünde Kirlangiç "Beni içeri al diye tekrarlar yine-Neden sen ? der adam Çünkü seni seven ben . der kirlangiç...Üçüncü gün son kez gelir kirlangiçve adama bak der.Bu sana son gelisim ve son kez seslenisimHavalar soguduArtik göçüyoruzSicak ülkelere gidiyoruzAlti ay buralarda yokuz.Ne olur beni içeri al ister kafese koy kapatistesen avucuna al sevyeterki sana yakin olayim.Olmaz der ada ben bir insanim sen bir kusElalem ne der bu ise...Hadisenin nihayetindeadam örter yine pencereyi ve krilangiç da uçar giderDiger kirlangiçlarla birliktesicak ülkelere..Adam yine yanliz kalmistir.Yine yalniz kaldim der kendi kendineKirlangicin içeri girmesineve evinde kalmasinaizin vermemistir amaAslinda bir hayli içerlemistirTamam belki bir kusBelki bir hayvan ama ik defa ona biriSeni seviyorum demistir.O güne kadar birinden Bu iki kelimeyi duyacagi günü beklemistirDuydugunda ise yüz çevirmistir.Adam pisman olur Ve kirlangici beklemeye karar verirArtik bir kus da olsaOnu seven biri vardirAlti ay sonra geri gelecektir.ve sevdigi insanin evine girecektir.Aradan bir ay geçeriki ay geçerüç dört ay geçerAltinci ayAdam artik ev... Devamı

ANNELER VE BABALAR LÜTFEN OKUYUN

2005-11-24 20:24:00

Anneler, babalar, lütfen dikkatli okuyun....Kapıdan içeri girer girmez neşeyle bağırdı:"Anne biliyormusun bugün yuvada ne oldu?""Görmüyor musun? Telefonla konuşuyorum."Hiç kimsenin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu.Hersey erteleniyordu telefon ve araba söz konusu olduğunda.Bir de eve misafir gelecek oldumu kendisine hiç yer kalmıyordu.Nerelere gitsindi?Annesi kapattı telefonu. Mutfaktan tencere kaşık sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti."Sana yardIm edeyim mi?" dedi en sevimli halini takınarak. Annesi manalı manalı baktı."Hayırdır. Bir yaramazlık filan. Bak bir de seninle uğraşmayayım. Çok yorgunum zaten."Yorgunluk nasıl bir şeydi. Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır "Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gül kokulu kolları sarsın seni"diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi. Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, ne diye annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu."Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor.""Uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın. Yorgunluktan ölüyorum."Bu kelimeden nefret ediyordu. Yorgunum. Yorgun olduğumdan. Böyle yorgun yorgunken..."Anneciğim sen yorulma diye...""Yemekte konuşuruz çocuğum. Bankada işler yetişmedi.Baban gelene kadar bunları bitirmem lazım. Hadi sen oyna biraz.""Hani siz yoruluyorsunuz ya...""Eeee....""Ben de oynamaktan yoruluyorum.""Ne yapayım?""Bilmem..."Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı. Işıklar söndü birden.Annesi öfkeyle söylenmeye başladı."Mum da yok" diye diye karıştırdı dolapları el yordamı.Çocuk sırtüstü yatıp, anneannesinin köyünü düşündü.Gaz lambasının ışığında deli tavsan masalını anlatışını. Deli tavşanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne.Anneannesi gibi iki ellerini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak tavsan kafası yaptı. "bak deli tavsan" diyerek parmaklarını oynattı.Yoldan gecen arabaların far... Devamı

Seni Seviyorummmmm

2005-11-24 14:54:00

Bir gün çiçek ve su arkadaş olurlar. Önceleri arkadaşça başlayan sevgileri birbirlerini tanıdıkça çiçeğin suya aşkına dönüşür. İlk kez aşık olan çiçek etrafına mis gibi kokular saçmaktadır. Zaman geçtikçe su da çiçeğe karşı bir şeyler hissetmeye başlar. Bu suyun ilk aşkıdır. Günler, aylar geçer, ama çiçek sudan beklediği ilgiyi görememektedir. Suya "Seni seviyorum" der, su "Ben de seni seviyorum" der. Aradan zaman geçer. Çiçek alışkın değildir böyle ilgisizliğe. Suya "Seni seviyorum der, su "Ben de..." der. Çiçek sabırlıdır: bekler, bekler, bekler.. Öyle bir an gelir ki çiçek artık etrafına koku saçamamaya başlar. Son kez suya döner ve "Seni seviyorum" der. Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum" der. Gün gelir, çiçek yataklara düşer, hastalanmıştır. Bu durum karşısında çok üzülen su, son çare olarak bir doktor çağırır. Çiçeğe bakan doktor "Maalesef, artık elimizden birşey gelmez" diyerek durumun ümitsizliğini suya açıklamaya çalışır. Su sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalığın ne olduğunu sorar doktora. Doktor suyu şöyle bir süzer ve "Çiçeğin bir hastalğı yok, der, "Bu çiçek sadece susuz kalmış. Ölüm nedeni suzuluk." Artık çok geçtir ama, su anlamıştır:Sevgiliye sadece "Seni seviyorum" demek yetmemektedir. Devamı

Er Mektubu

2005-11-19 20:42:00

ANNE... O elinde tuttuğun zarf bir ihanet anında örülmüştür Ve zarfın içindeki kağıt er mektubudur görülmüştür Doğum günüm bu gün 3 Aralık Ve şafak karanlık Bu mektubu sana yazıyorum anne Dün sevdiğimle ayrıldık Son mektubuymuş bana yazdığı Bir daha yazmayacakmış Demek sevda ayrılığa bir ay dayanırmış Ve asker ocağında terkedilmek de varmış Bu mektubu sana yazıyorum anne Bu gün doğum günüm 3 Aralık Ve şafak karanlık 3-5 nöbetindeydim dün gece Bir şarjörün boşluğunda içtim son sigaramı Ve yorgan gibi üstümü örttü kar siperde Sabaha karşı biraz içim geçmiş Hayalin gözümün önüne geldi anne Kızkardeşimi de verdiğinden beri sevdiğine Bir ben bir de sen kaldın geriye Üzülme anne üşümüyorum Bekliyorum elim tetikte Bekliyorum memleketi ve seni Ve artık beklemiyorum beni beklemeyen sevdiğimi Beklemiyorum yüreğimi ve aşkımı Soğuk siperde yalnız bırakan sevgiyi Ve bekliyorum anne elim tetikte Eğer girerse menzile vurup öldüreceğim Hem aşkı hem sevgiyi Geçen gece karakolu bastılar Kurşunlar yağmur gibi yağdı üzerimize Garip gelecek belki sana ama Ortalık bayram yeri gibi oldu anne Biliyormusun o an hiç korkmuyorsun Herkes kendini bir sipere atıyor Ve gecenin karanlığında kurşun yerine Işıl ışıl yıldızlar yağıyor sanki üzerimize Ve ölüm bile aklımıza gelmiyor anne Canlar canlar gidiyor Gidiyor canlar Ve kimbilir ne zaman bahar Devamı

Bebeklerin ulusu yok

2005-11-19 20:17:00

İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyuBebeklerin ulusu yokBaşlarını tutuşları aynıBakarken gözlerinde aynı merakAğlarken ayni seslerinin tonu Bebekler, çiçeği insanlığımızınGüllerin en hası, en goncasıSarışın bir ışık parçası kimiKimi kapkara bir üzüm tanesi Babalar, çıkarmayın onları akıldanAnalar, koruyun bebekleriniziSusturun susturun söyletmeyinSavaştan, yıkımdan söz ederse biri Bırakalım sevdayla büyüsünlerSerpilip gelişsinler bir fidan gibiSenin benim hiç kimsenin değilBütün bir yeryüzünündür onlarBütün insanlığın gözbebeği İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu Bebekler, çiçeği insanlığımızınVe geleceğimizin biricik umuduBebeklerin ulusu yok ATAOL BEHRAMOĞLU Devamı

Sevmek böyle birşey

2005-11-19 20:14:00

sen bazen dudagımdakı bır gülücük yüreğimdeki yanan ateş bazende gözlerimdeki yaşsın ama sen her zaman benim küçücük kalbimdeki enbüyük aşkımsın zannetmeki gözlerim sana baktıkça bıkacak ölsemde ruhum hep seninle kalacak kapanırsa gözlerim senden önce hayatainanki son sözüm seni seviyorum olacak Devamı

İkili Delilik…

2005-11-19 20:12:00

Hayatın hiç acıması yok bazı yaralara karşı, kapanmasına asla izin vermiyor onların… Sen ne kadar çabalarsan çabala, sana izin verdiği kadar güçlü olabiliyorsun yaşamın ve onun izin verdiği kadarı diniyor acılarının… Ayrıldık… Çok acıydı… Bir daha asla unutmayacağım ve iyileşmeyecek bir yaranın sahibi olduğumu bilmiyordum o zamanlar… Sadece ağlıyordum sana  ve  bana… Ve yarım kalan, yaşayabilecekken vazgeçilen günlere… Baktığım, gördüğüm, dokunduğum her şey canımı yakıyordu… Bir türlü sonu gelmeyen gözyaşlarımla birlikte bu acıdan öleceğim günü bekliyordum… Üstelik de bu günün gelmesini  deli gibi  istiyordum... Ayrıldık…Acıydı…Sonra geçti…Her şey gibi…Ya da bana öyle geldi…Bir gün bir yerlerde, hem de hiç beklemediğin bir anda - ve özellikle de en güçsüz olduğun  anda -  hayat bir yerlerden sakladığı acını çıkarıp vurur yüzüne… Her şeyin geçip gittiğini sanırken, daha az önemsediğini ya da artık tamamen bittiğimi düşünürken sen,  aniden bir duvara çarparsın… Ve her şey tuzla buz olur… Aslında hiç unutmadığını ve gerçekte hiç de o kadar güçlü olmadığını yüzüne vurduğunda hayat, sen çoktan acılarınla yeniden başbaşasındır… İşte o yara yeniden açılmıştır, yeniden kanıyordur. Üstelik o kan istemesen de hayatına bulaşmaya başlamıştır yeniden… Unutmak diye bir şey yok… İnsan hiçbir şeyi unutmuyor… Büyük bir maharetle geçmişe gömdüğünü sandığı şeyleri hayat bir anda çıkarıp önüne koyuyor…Yüzleşmek imkansız acımla, ayrılıkla ve seninle… Yüzleşmek imkansız sana olan sevgimle…Ne olur karşıma çıkma…Ne olur çıkma karşıma bir daha… Artık hayatımdan çıksan diyorumBu ikili delilik sona erseİkimiz için de en hayırlısını diliyorumHiç olmamış gibi davranabilmeyiBu yok ediciliği anlayabilmeyiBir bilsen ne kadar yürekten istiyorum LütfenGörmeyeyim seniBir yerlerde karşıma çıkmaKonuşmayalım, bakışm... Devamı